Currently Viewing

BİYOMEDİKAL CİHAZ TEKNOLOJİLERİ


ALANIN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞİ
Her ferdi ilgilendiren sağlık hizmetlerinin en önemli yapıtaşlarından birini de biyomedikal cihazlar oluşturmaktadır.

Günümüzde dünya üzerindeki tıbbi ve teknolojik gelişmelere bakıldığında, insan gen haritası çözülmüş, nano robotlar iş başına geçmiş, mikro cerrahi, lazer, manyetik rezonans teknikleri artık sıradan teknolojiler haline gelmiştir. Bundan yüz yıl önce bir bilimsel buluşun teknolojiye dönüşmesi için 30-40 yıl geçmesi gerekirken günümüzde bu süre saatlerle ifade edilmektedir. Doğaldır ki bu hızlı teknolojik gelişim, tıbbi cihazlar alanına da yansımaktadır. Her geçen gün yeni tedavi teknikleri, yeni tanı cihazları, operasyonel sistemler sağlık alanında hizmet vermeye başlamaktadır.

Tıp alanındaki hızlı gelişmelere paralel olarak biyomedikal cihaz teknolojilerinin gelişmesi bu alanı dünyada çok önemli noktalara getirmiştir. Tıp alanında gelişmelerle teşhis ve tedavide cihazların kullanımı ve gerekliliği artmış, doğal olarak da bu, cihazların kullanımlarının dünya çapında yaygınlaştırılması taleplerini de artırmıştır.

Artan cihaz kullanımı ve yaygınlaşma talebi, cihazlar için üretim ve satıştan sonra çok önemli bir yere sahip ( servis desteği ) iş alanını oluşturmuştur. Bu iş alanında çalışan teknik servis elemanları da aldıkları eğitim, sertifikalandırılmış görev ve işleriyle kaliteli servis destek hizmeti vererek insan sağlığı ve yaşam kalitesi için çalışmaktadırlar.

Ülkemizde de artan Biyomedikal cihazların kullanımı, zamanla ülke çapında da cihaz kullanımlarının yaygınlaştırılması taleplerini getirmiştir. Cihaz kullanımlarının artmasıyla da servis desteği ihtiyacının artması ve yaygınlaşması kaçınılmaz olmuştur. Doğal olarak da bu hizmeti verecek bilgili ve tecrübeli, nitelikli eleman ihtiyacı oluşmuştur.

Ancak ülkemizde, biyomedikal cihaz teknolojileri alanı kapsamında çalışan teknik servis elemanları sınırlı sayıda kendi alanında mühendislik ve meslek yüksek okullarından mezun; çoğunlukla da farklı alanlardan gelerek yetişmiş, biyomedikalle ilgili eğitimlerini sektörde çalışırken tamamlamış elemanlardan oluşmaktadır. Bu elemanlarda alan eğitimi eksikliğinden çalışma hayatlarında büyük sıkıntılar yaşamış ve bu eksikliklerini ancak uzun vadede giderebilmişlerdir. Bu da yetişmiş bir personelin etkin çalışabilme süresini geciktirmektedir. Doğal olarak bu sıkıntılar, teknik destek problemlerinin giderilmesini zorlaştırmaktadır.

A yrıca cihazların çoğunluğunun yurt dışında üretilmesi birçok olumsuzluğu da beraberinde getirmektedir:

Yedek parçada yurt dışına bağımlılık
Parça ve servis desteğinde yurt dışına bağımlılık
Servis elemanlarının sertifikalandırılmasında yurt dışına bağımlılık
Parça, servis ve hizmet maliyetinde artış
Maliyet yüksekliği nedeniyle hizmetlerde yavaşlama ve yaygınlaşamama
Servis kalitesinde düşme

Tüm bu nedenler, cihazların kullanımını, yaygınlaşmasını, sağlık hizmetlerinin sürekliliğini de yavaşlatmaktadır. Bunu önlemek için de öncelikle, sektörde ve hastanelerde bu cihazlarla ilgilenecek hastane personeli (doktor, hemşire, v.b) ile biyomedikal klinik mühendisleri, cihaz üreticileri ve satıcıları arasında iş birliği ve koordinasyonu arttırmak gerekmektedir. Bunu artıracak, teknik problemleri çözmeye yönelik en güncel uygulamalı alan eğitimlerini almış ara eleman ihtiyacı da oldukça fazladır.

İhtiyacı karşılayacak teknisyenlerin de direkt Biyomedikal Cihaz Teknolojileri alanındaki Anadolu Teknik Liseleriyle, alanda farklı dallara ait modüller ile mesleki eğitimle yetiştirilmesi hedeflenmektedir. Alınacak eğitim sonrasında, öğrenilen temel bakım ve
onarım faaliyetlerinin çalışma hayatında uygulamaya geçirilmesiyle cihazların kurulum, bakım ve onarım masrafları belli oranlarda düşürülebilecektir. Sözü geçen cihazlarla ilgili olarak ülke dışına ödenen döviz ve mevcut dışa bağımlılık da kısmen azaltılarak ülke ekonomisine katkı sağlanacaktır.

Ayrıca yetişen bu elemanlarla, hastanelerin ve özel sektörün ara eleman ihtiyacı daha kısa sürede karşılanırken çalışan mevcut personel üzerindeki büyük iş yükü de paylaştırılabilecektir. Böylece sağlık sektörüne en önemli desteği veren teknik destek hizmetleri de istenen kalite ve hızlılıkla ve en ekonomik şekilde gerçekleştirilerek ülke çapında yaygınlaştırılabilecektir.

Biyomedikal cihaz teknolojileri alanı dünyada ve Türkiye’de hızla gelişmekte ve tanınmaktadır. Sektör içerisindeki meslekler de bu gelişime paralel olarak aynı hızla gelişmekte ve yayılmaktadır. Bu gelişim içerisinde Biyomedikal Cihaz Teknolojileri alanı, sektördeki en önemli ihtiyaçları karşılayabilecek dört meslek olarak çalışılmıştır. İlerleyen zaman içinde bu hızlı gelişime paralel olarak yeni mesleklerin ve alt dalların da oluşumu da kaçınılmazdır.

Sektörde hastanelerin ISO ve kalite başvuruları, akreditasyon başvuruları ve AB uyum yasaları çerçevesinde biyomedikal ünitelerin kurulması zorunluluğunun gündeme gelmesiyle beraber mevcut ihtiyaç daha da artacaktır. Teknik mevzuatların bilinmesi (CE belgeleri ve yeni yaklaşım direktifleri ) satış ve üretim izni için yeni olanaklar sunacaktır. Bu gelişmeler ışığında iç üretimin yerleşmesi ve artması, doğal olarak biyomedikal personeline yeni iş alanları da açacaktır.

alıntı